Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
RAMAZAN FETEN’LE ÇOK ÖZEL
   2005 yılında dönemin Belediye Başkanı İsa Akdemir’in gayretleriyle kurulan Kepez Ekmek Fırını bugün ‘Vakıf’ ismine yakışır bir şekilde Kepez halkına hizmet ediyor. Kepez fırının dününü ve bugününü Antalya’nın tanınmış isimlerinden olan ve bugün vakıf müdürü sıfatıyla bildiğimiz Ramazan Feten ile konuştuk.  

Ali AY: Hocam (Kendisi eski öğretmen olduğu için bu ifadeyi kullanıyorum, kendisi de böyle olmasını istedi) bize biraz bu fırının geçmişinden bahseder misiniz?


Ramazan FETEN: Tabi ki, memnuniyetle. Bu fırın, daha doğrusu bu vakıf 1995 yılında dönemin ve Kepez’in ilk Belediye Başkan İsa Akdemir’in çok büyük çabalarıyla kuruldu. Kurulduğu günden bugüne kadarda vakıf olmasının sorumluluğuyla halkımıza hizmet veriyor.


Ali AY: Peki o dönemden bugüne kadar vakıfta neler değişti. Yani araçlardan tutunda makinalara kadar yapılan değişikliklerden konuşsak. 


Ramazan FETEN: Teknoloji her geçen gün değişiyor, buna göre bizde kendimizi yeniliyoruz. Mesela geçmişte kullandığımız dönerli makinaları bugün emekliye ayırdık (Gülüyor). Yani şu an kullandığımız bütün araç gereç bugünün teknolojisidir. Hamurun karılması, ya da yoğrulması, yoğrulan hamurun gramajı yani kesimi, kesimden sonra mayalanması, mayadan sonra pişmesi olayı tamamen el değmeden yapılıp halkımızın sofrasına gidiyor.


Ali AY: Hocam birbirine bağlantılı üç sorum olacak, bugün itibarıyla fırının kapasitesi nedir, rekabet ortamında bugün ekmekten para kazanabiliyor musunuz?


Ramazan FETEN: Fırınımızın kapasitesi 100 bin, yani para da kazandığımız söylenemez, ne kardayız ne de zarardayız. Fırınımız kendi kendini döndürüyor. Bu arada şunu da söylemeden geçmeyelim. Bizim ürettiğimiz ekmekler 110 büfe, 30 marketten halkımıza ulaşmaktadır.


Ali AY: Bu ve buna benzer işlerde en çok sağlığa uygunluk şartı aranır, siz bu konuda neler söylersiniz.


Ramazan FETEN: Az öncede söylediğim gibi biz üretimimizi el değmeden yapıyoruz. Bununla birlikte İSO 9001ve İSO 22000 belgelerine sahip bir kurumuz.


Ali AY: Sofralarımızın vazgeçilmezidir ekmek, herkesin de kendine göre sevdiği bir çeşit vardır. Kimi normal ekmeği yer kimisi de taş fırını tüketir. Sizin kaç çeşit üretiminiz var.


Ramazan FETEN: Biz normal ekmek başta olmak üzere, Çavdar, Kepek, Tahıllı, Galeta ve Kurabiye üretimi yapıyoruz.


Ali AY: Ben bu kurumun elde ettiği gelirleri hem vatandaşa ekmek hem de öğrencilerimize burs verdiğini biliyorum. Bu konuda bizi bilgilendirir misiniz?


Ramazan FETEN: Biz vakıf olarak bugün itibarıyla, ihtiyaç sahibi 280 öğrencimize burs veriyoruz. Buna ek olarak rakamı bizde saklı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ekmek fişi veriyoruz.


Ali AY: Siz göreve gelmeden önce bu vakfın 2 trilyon borcu olduğu söyleniyordu. Bu doğru bir bilgi mi? Doğru ise bugün bu borç ne kadara çıktı ya da indi.


Ramazan FETEN: Aldığınız bilgi doğrudur. Biz göreve gelmeden önce bu vakfın malzeme tedarikçileri başta olmak üzere vergi ve sigortayı kapsayan 2 trilyon borcu vardı (Gülerek) tabi eski parayla. Yani bugünkü parayla da ifade edersek 2 milyon lira borcu vardı. Biz bu borcu 900 bin liraya kadar düşürdük ve daha da düşmesi için büyük çaba sarf ediyoruz


Ali AY: Eski dönemde kaç kişi kapasiteyle çalışıyordunuz, bugün kaç kişiyle çalışıyorsunuz, kaç aracınız var. 


Ramazan FETEN: Önceki dönemde 56 kişi olan kadromuz bugün 43 kişi. Araç sayımız ise 9’dur. Tabi biz hizmet ederken her şeyin tam teşekküllü olmasına gayret ediyoruz. Az önce borcumuzu 900 bin liraya düşürdük dedim. Bu eksilmeye ek olarak biz eskiyen makinalara yenileme yatırımı yaptığımız gibi eskiyen üç adet aracımızı da yeniledik.


Ali AY: Yani vakıf bugün kuruluş amacına göre hareket ediyor diyebilir miyiz?


Ramazan FETEN: Evet vakfımız sizin de buyurduğunuz gibi tam anlamıyla kuruluş amacına göre hareket ediyor.


Ali AY: Hocam son bir sorum var, siz yanıtlamasınız da ben yine de sormak istiyorum. Bizim duyumlarımıza göre siz bu vakıfta yediğiniz ya da misafirlerinize ikram ettiğiniz yemeğin, aldığınız ekmeğin bile parasını ödüyor, hatta içeceğiniz çayı bile evinizden getiriyormuşsunuz. Bu doğru bir duyum mudur?


Ramazan FETEN: Bu konulara hiç girmeyelim. Biz vakfa hizmet etmek için buradayız. Gerisi teferruat.


Ali AY: Peki ben alacağım cevabı aldım, size de çıktığınız bu meşakkatli yolda Allah kolaylıklar versin. Yani bunu vakıf kurumunun hassasiyetini bilen birisi olduğum için söylüyorum. Gerçekten ateşten bir gömlektir değil mi vakıf görevi? Bakın bir soru daha sıkıştırdım araya. Son olarak hangi takımı tuttuğunuzu merak ediyorum.


Ramazan FETEN: Evet vakıf görevi gerçek anlamda ateşten bir gömlek. Allah bizi bu görevi bırakırken zarar edenlerden değil kar edenlerden eylesin. Ben Beşiktaşlıyım ama bu sene Trabzonspor'un şampiyon olmasını çok isterim.


Ben buraya kadar gelip bu sohbeti bizimle yaptığınız için Akdeniz Sonbaskı Gazetesi’ne ve dolayısıyla size çok teşekkür ediyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum.


Ali AY: Bizde size vakit ayırıp bu röportajı verdiğiniz için teşekkür ediyor, yaptığınız bu zor görevde başarılar diliyoruz…

14:00:37 / 21-01-2011 - Röportaj  -   ALİ AY/ÖZEL RÖPORTAJ
Ad Soyad:
E-mail:
Yorumunuz :
Güvenlik Sorusu:
Klorofil
Yandaki kelimenin dördüncü ve altıncı harflerini aşağıdaki kutulara yazın.
-
 En Çok Okunan Haberler