Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Umuyorum Fransa Anayasa Konseyi vicdanları kanatmayacak bir sonuca ulaşacaktır. Soykırımın inkarını suç kabul eden yasa esasen Türkiye ile kavga ediyorum yasasıdır. Amaç seçimlerde çıkar sağlamaktır. Türkiye'nin dostluğu önemli bir payedir. Ama küçük insanlar için düşmanlığı bile önemli bir payedir. Fransa'daki yasa iyi niyetli değildir. Türkiye, Avrupa'daki ırkçıklık, İslamofobia karşısında boynunu bükecek bir ülke değildir. Yabancı düşmanlığı üzerinden seçim kazanmaya çalışanlar Avrupa'nın ideallerine de zarar verirler.
Türkiye'de içerideki gazeteciler diye takdim edilenlerin çoğu aslında gazeteci değildir. Polise saldırıdan silah taşımaya kadar bütün suçlar var. ABD'li bir yazar, Paul Auster verdiği röportajda "İçerideki yazarlar ve gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmiyorum" demiş. Yahu gelsen ne olur gelmesen ne olur. Çok mu muhtacaız sana.
Bundan önceki toplantımızda Dersim faciasını Türkiye'nin gündemine sunmuştur. Dersim meselesi etraflıca tartışıldı. Dersim meselesini yeniden açacak değilim. Başbakanlık Arşivi açık. Kılıçdaroğlu merak ediyor ya, açık. Bizde kapalı bir şey yok. Genelkurmay Başkanlığı da arşivlerini açmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Biz Dersim faciasını gündeme taşırken bir yaklaşımı deşifre etmek istedik. MHP, Dersim konusunun açılmasından en az CHP karar rahatsız. MHP, Diyarbakır'da İçkale'de çıkan kemiklerden bile rahatsız. Bunlar çıkmayacak mı ortaya? Bunlar dün her şeyi hasır altı ediyorlardı. O zihniyet kemiklerin çıkmasından rahatsız oluyor. Biz burada Dersim faciasını anlatırken bazı isimler zikrettik. O gün emirleri verenlerin torunları siyasette, bürokraside görev alıyorlar. O torunlar dedelerinin yaptıklarına sahip çıktı.
Kimin Cumhuriyet'e sahip çıktığı son 9 yılda tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya çıktı. Ne CHP ne de MHP bizim vatan sevgimizi ölçecek kalibrede değil. Bunlar izindeyiz atam deyip sabah akşam izin yaptı, yan gelip yattı. Bu zihniyet Osmanlı Devleti'nin çok hızlı dağılmasını sağlamış, sonrada Cumhuriyet'e sirayet etmiş. Gazi Mustafa Kemal'in müsade etmediği bu zihniyet maalesef vefatının ardından etkili olmuştur.
Dün çıkmış, katsayı meselesiyle ilgili olarak, 'Danıştay'a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu' diyor. Peki sen nesin orada- Bostan korkuluğu musun- Dersim ile ilgili parti içinde sıkıyönetim ilan ediyorsun, buna gücün yetiyor da Danıştay'a başvuru yapılmasını engellemeye gücün yetmiyor mu?' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Hiç kusura bakmayın Sayın Kılıçdaroğlu... Yargının Hükümetin emrine filan girdiği yok; tam tersine yargı, sizin militanlarınızdan, sizin militan tavrınızdan, sizin militan zihniyetinizden arınıyor' diye konuştu.
AA